Kapitalizm Yalnızlığı Hem Yaratıyor Hem de Satıyor

Modern ekonomik sistem, bireyleri yalnızlaştırırken aynı zamanda bu yalnızlığı gidermek için ürün ve hizmetler sunuyor. Peki bu bir çelişki mi, yoksa sistemin ta kendisi mi?

Bir sabah uyanıyorsunuz. Elinizin altındaki telefon, sizi iyi hissettirmek için tasarlanmış onlarca bildirimle dolu. Sevdiğiniz biri değil — bir uygulama. Daha önce izlediğiniz bir dizinin yeni bölümü çıkmış, bir alışveriş sitesi indirim hatırlatıcısı atmış, bir sosyal medya platformu “uzun süredir görüşmediğiniz bir arkadaşınız var” diye uyarıyor.

Bu bildirimlerin tamamı size bağlantı vaat ediyor. Ama hiçbiri gerçekten bağlamıyor.

Önce yalnızlaştır, sonra sat

Endüstri devrimi insanları köylerinden söküp fabrika kentlerine taşıdığında, birlikte yaşanan geniş aile yapısı da çözülmeye başladı. Sonraki yüzyıllarda verimlilik kültürü, uzun çalışma saatleri ve kentsel bireyselleşme bu kopuşu derinleştirdi. Topluluk, yerini tüketim alışkanlıklarına bıraktı.

Bugün aynı sistem bu boşluğu doldurmak için devreye giriyor — ama bu sefer ücretli olarak.

“Yalnızlık, kapitalizmin en kârlı yan ürünlerinden biri haline geldi. Çünkü yalnız insan tüketir.”

Gerçek örnekler: yalnızlığı pazarlayan şirketler

Bu sadece soyut bir eleştiri değil. Somut örneklere bakmak yeterli:

Replika

2017’de kurulan bu yapay zeka uygulaması, kullanıcılara “her zaman yanınızda olan” bir yapay zeka arkadaş sunuyor. 2023 itibarıyla 10 milyonun üzerinde kullanıcısı var. Aylık abonelik ücreti karşılığında “romantik mod” seçeneği de mevcut. Kullanıcıların önemli bir kısmı uygulamayı gerçek sosyal ilişkilerin yerine geçecek şekilde kullanıyor.

Netflix & “Binge Watching” kültürü

Netflix’in tasarımı bilinçli olarak “bir sonraki bölümü otomatik başlat” özelliğiyle inşa edildi. Şirketin en büyük rakibinin uyku olduğunu açıkça dile getiren eski CEO Reed Hastings, aslında şunu söylüyordu: insan bağlantısına olan ihtiyacı içerikle doldurmak. Milyonlarca insan akşamlarını dizi izleyerek geçiriyor — çoğu zaman yalnız başına.

Peloton

Yalnız egzersizi “birlikte yapılıyor” hissine dönüştüren Peloton, pandemi döneminde muazzam büyüdü. Sadece bir bisiklet satmıyordu — “topluluk” satıyordu. Ama bu topluluk ekran arkasındaydı ve abonelik ücreti gerektiriyordu.

Bu bir komplo değil, bir mantık

Burada bir kötü niyet aramak yanıltıcı olur. Replika kurucusu Eugenia Kuyda, uygulamayı hayatını kaybeden bir arkadaşının anısına geliştirdi. Netflix gerçekten kaliteli içerik üretiyor. Peloton binlerce insanın aktif kalmasına yardımcı oldu.

Sorun niyette değil, yapıda. Kapitalizm boşlukları kâr fırsatına dönüştürür — bu onun işleyiş biçimidir. Yalnızlık bir boşluksa, doldurmak için pazar oluşur. Pazar oluşursa, bu boşluğun devam etmesi ekonomik açıdan tercih edilir hale gelir.Başka türlü söylemek gerekirse: insanlar gerçekten bağlansa, bu uygulamaların çoğunun geliri düşerdi.

Yalnızlık ekonomisi büyüyor çünkü yalnızlık büyüyor

2023 yılında Amerikalı yetişkinlerin yüzde yirmi sekizinin tek başına yaşadığı raporlandı. Japonya, dünya tarihinde ilk kez “Yalnızlık Bakanı” atayan ülke oldu. İngiltere 2018’den bu yana yalnızlığı ulusal sağlık sorunu olarak tanımlıyor.

Bu tabloda yalnızlığı çözmek için tasarlanmış ürünlerin değil, yalnızlığı yönetmek için tasarlanmış ürünlerin piyasaya girdiğini görüyoruz. Çünkü yönetilen sorun, çözülen sorundan daha kârlı.

Ne yapmalı?

Bu yazı bir çözüm önermek için değil, bir şeyin farkında olmak için yazıldı. Farkındalık küçük bir şey gibi görünebilir — ama değil. Çünkü sisteme katılmak ile sistemi görürken katılmak arasında önemli bir fark var.

Bir uygulama indirdiğinizde “bu bana neyi satıyor?” sorusunu sormak, o uygulamayı kullanmamak anlamına gelmiyor. Ama neyi aldığınızı bilmek, en azından neyi kaybettiğinizi de görmenizi sağlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir