“Kendinizden bahseder misiniz?” sorusuna herkes hazırlanır. Aynayla prova yapan bile vardır. Ama görüşmeyi asıl belirleyen, hiç ihtimal vermediğin beş soru. Çoğu da tam bitti sandığın anda gelir.

1. “Sizin sormak istediğiniz bir şey var mı?”

Görüşmenin son sorusu, sınavın gizli bonusu. “Hayır, her şey çok net” demek, ilgisiz görünmenin en kısa yolu.

Ne yapmalı: Önceden 3 soru hazırla ve ilanda cevabı olmayanları seç. “İlk üç ayda başarı nasıl ölçülür?” ya da “Bu pozisyondaki biri neden başarısız olur?” gibi. İşin içine girmiş birinin soruları bunlar.

Yapma: “Çalışma saatleri kaç?” ile başlamak. Bu soru haklı ama birinci olmamalı.

2. “Maaş beklentiniz nedir?”

İlk işte en çok kaçılan soru. Rakam söyleyen “çok istiyor” görünmekten, söylemeyen “bilmiyor” görünmekten korkar. İkisi de yanlış.

Ne yapmalı: Görüşmeden önce pozisyonun piyasa aralığını araştır. Sonra tek rakam değil aralık ver: “Bu rol ve sektör için benim araştırmam şu aralığı gösteriyor.” Rakamın arkasında bir gerekçe olması, rakamın kendisinden önemli.

Yapma: “Siz ne verirseniz” demek. Bu cümle alçakgönüllülük değil, pazarlık masasından kalkmaktır.

3. “En son hangi konuda fikrinizi değiştirdiniz?”

“En büyük zayıf yönünüz?” sorusunun daha zekice versiyonu. Karşıdaki merak ettiği şey şu: Yanıldığında bunu fark edebiliyor musun?

Ne yapmalı: Küçük ama gerçek bir örnek ver. Bir ders projesinde bir fikre sıkı sıkıya bağlıydın, birisi veriyle karşı çıktı, sen de vazgeçtin. Ne öğrendiğini de söyle.

Yapma: “Mükemmeliyetçiyim” demek. Karşıdaki bunu yüzlerce kez duydu ve her seferinde bir şey yazmadığınızı fark etti.

4. “Hangi tür işte iyi değilsiniz?”

Bu soru jüri tuzağı gibi görünür, aslında samimiyet testidir. Herkesin bir kötü olduğu alan vardır; sorun, yokmuş gibi davranmak.

Ne yapmalı: Bu işi doğrudan bozmayan bir zayıflığı seç ve ne yaptığını anlat. “Detay işlerde yavaşım, o yüzden kontrol listesi kullanıyorum” gibi. Zayıflık artı çözüm, güçlü bir cümledir.

Yapma: Pozisyonun kalbine dokunan bir zayıflığı söylemek. Satış görüşmesinde “insanlarla konuşmayı sevmem” demek dürüstlük sayılmaz, yanlış başvurudur.

5. “Mezuniyetten bugüne ne yaptınız?”

Deneyimsiz görünme korkusu en çok burada çıkar. Boşluk gibi görünen dönemi insanlar ya geçiştirir ya da savunmaya geçer.

Ne yapmalı: Zamanı çizgi gibi anlat, boşluk gibi değil. Staj, kurs, gönüllülük, kişisel proje, hatta iş arama sürecinde öğrendiklerin. “Bu sürede şunu öğrendim, bu yüzden bugün buradayım” cümlesine bağla.

Yapma: Özür dilemek. “Maalesef henüz bir işim olmadı” ile başlayan cevap, daha ilk cümlede kaybedilmiş bir cevaptır.

Bu beş sorunun ortak noktası şu: Hiçbirinin doğru bir cevabı yok, ama hepsinin bir düşünülmüş cevabı var. Görüşmeye gitmeden önce bunları yüksek sesle, bir kez cevapla. Ezberlemek için değil, kendi sesini duymak için. İlk kez söylediğin cümle çoğu zaman en kötüsüdür; o yüzden denemeyi görüşmeden önce yap.