Bugünün gençleri internetle büyüdü, dünyayı ekrandan tanıdı ve beklentileri ebeveynlerinden çok daha geniş. Ama önlerindeki yol aynı oranda genişlemedi.
Resmî tablo ilk bakışta fena görünmüyor. 15-24 yaş grubunda işsizlik oranı Mart 2026’da yüzde 15,3 ile genel işsizliğin neredeyse iki katı. Sorun, bu oranın hikâyenin yalnızca bir kısmını anlatması. Türkiye’de genç işsizlik yüzde 16,4 iken “ne eğitimde ne istihdamda” (NEET) olan gençlerin oranı yüzde 22,9 ve Avrupa’nın en yükseği. Yani iş aramayan, okumayan, evde bekleyen çok sayıda genç resmî işsizlik rakamına girmiyor.
Eğitim de artık güvence değil. 2025 verilerine göre 15-24 yaşta işsizliğin en yüksek olduğu grup, yüzde 23,5 ile üniversite mezunları. Diploma var, ama diplomaya uygun iş yeterince yok. DİSK-AR’ın hesabına göre gençler arasında geniş tanımlı işsizlik 2026’nın ilk çeyreğinde yüzde 36.
Sonuç, gençlerin planlarında görünüyor: ailenin yanında daha uzun kalmak, evliliği ve çocuğu ertelemek, yurt dışını bir seçenek olarak masada tutmak. Türkiye, 20-34 yaş arasındaki nitelikli nüfus için net göç veren ülke konumuna geldi.
Resmî verilerde iyileşme işaretleri de var. Genç işsizlik 2019’daki yüzde 25,4 düzeyinden belirgin biçimde geriledi. Ama tablo hâlâ kırılgan: Bu kuşak çalışmak istiyor, yalnızca kapıyı aralayacak birini bekliyor.
Kaynak notu: Veriler TÜİK, BETAM ve DİSK-AR’a dayanmaktadır.
