Pazar gecesi Avrupa saatini bir saat geri aldı. Telefonlar kendi kendine ayarlandı, Berlin’de, Londra’da, Paris’te sabahlar bir saat uzadı. Bizde ise hiçbir şey olmadı. İşte bu yüzden Google’da o soru yeniden yükseldi: “Saatler ne zaman geri alınacak?”

Cevap kısa: alınmayacak. Türkiye 2016’da yaz saatinde kalıcı olarak kalmaya karar verdi ve o günden beri ileri geri oynamıyor. Saatimiz yıl boyunca aynı.

Ama asıl ilginç olan cevabın kendisi değil, soruyu sormamızın nedeni. Çünkü Avrupa saati geri alınca, bizim saatimiz bir anda daha da “ileri” kalıyor. Dün Avrupa’nın yanındaydık, bugün aramızda bir saat daha fazla mesafe var. Orta Avrupa ile aramızda iki saat, İngiltere ile üç saat fark oluştu.

Peki kış boyunca ne yaşıyoruz? Sabahlar geç aydınlanıyor. Çocuklar sabah karanlığında okula yürüyor, servis duraklarında bekleyen insanların yüzü gün doğmadan telefon ışığıyla aydınlanıyor. Buna karşılık akşamlar uzuyor. Yani kış, bizde sabaha değil akşama yazılmış bir mevsim.

Bunun iyi mi kötü mü olduğu, kime sorduğuna bağlı. Akşam gün ışığında eve dönmeyi seven biri için güzel bir takas. Sabah işe karanlıkta çıkan, çocuğunu karanlıkta okula bırakan biri için ise tam tersi. Uzmanlar arasında da bu konuda ortak bir görüş yok, tartışma dünyanın pek çok yerinde sürüyor.

Madalyonun bir de görünmeyen yüzü var: saat uygulaması olmayan bir ülkede yaşayınca “saat değişimi yorgunluğu” yaşamıyoruz. Yaz-kış geçişinde uyku düzeni bozulmuyor. Bu, çoğu insanın hiç düşünmediği ama aslında sahip olduğu küçük bir konfor.

Yani cevap şu: Saatimiz geri alınmayacak. Ama kış boyunca bir şeyler yine değişecek: gün ışığının hangi saate düştüğü.